içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Cennette ekmek var mı?  Varsa ölelim!
3 yaşındaki çocuğun; “Cennette ekmek var mı anne? Varsa ölelim, karnımız doyar” dediği yere dünya diyoruz. Hey gidi Yüreğide vicdanı da nasırlaşmış insanlar. Bunca öfkenin kinin ve hırsın arasında ne günahı vardı o çocukların. Güzel hayaller kurması gerektiği yaşta kendini tabutun içinde ölmüş bir şekilde resmini çizen bir çocuk ve o çocuğun vasiyeti  “Bu benim vasiyetimdir. Canım annecim! Senden benim güzel gülüşlerimi hatırlamanı ve yatağımı olduğu gibi bırakmanı istiyorum. Ve sen ablacığım! Arkadaşlarıma de ki: ’O açlıktan öldü…’ Ve sen abiciğim! Üzülme; ama, ikimiz birlikte, ’Biz açız!..’ dediğimizi hatırla. Ey Ölüm meleği! Acele et ve ruhumu al ki artık Cennette yemek yiyeyim. Ben çok açım. Ve ey ailem! Benim için korkmayın. Ben sizin yerinize de Cennette yiyebildiğim kadar çok yiyeceğim” demesi yeterince yürek yakmıyor mu? Hadi gelin birazda istatistiklere bakalım. En son yapılan değerlendirmede Türkiye'de günlük üretilen 82 milyon ekmeğin 4 milyon 600 bini çöpe atıldığı ve günlük israfın TL değeri ise 3,5 milyon olduğu açıklandı. İsraf hakkına çıkan sonuç korkunç bir rakam değil mi?  şayet o rakam çöpe değilde ihtiyacı olanlara gitseydi eminim ki yeryüzünde yoksulluk diye bir şey hiç olmazdı. Lakin gel gör ki insları açlıktan kırılıyor. O ufacık çocukların hayatları başlamadan son buluyor ve bunların büyük bir kısmıda bizim aç gözlü oluşumuzdan kaynaklanıyor. Açlıktan ölen onlarca insan... Bizlerde hiç mi vicdan kalmadı? Türkiye'ye gelen 18 günlük yasakta dahi aç kalırmıyız korkusuyla gidip tonlarca yiyecek, içecek alınıyor ve bunların büyük bir kısmı daha açılmadan çöpe atılıyor. Be vicdanı da yüreğide taş kesmiş olan  insanlık!!! yardım edemeyecek durumdaysanız israf etmeyin! BUNA BENZER BİR KONU DAHA Kuru odunların yanında yanan yaş odunlara hep karşı çıkmışımdır.  Yani demem o ki, ellerine nargileyi alıp sahilde keyif yapan iki Suriyeli yüzünden oradaki zulüm çeken insanlara düşman gözüyle bakılmsı ne kadar doğru? Kötülük yapmanın dini, ırkı yok insan olsun yeter, zira  iyilikte kötülük de insanın içerisindedir. Peki bize ne oldu da  bu kadar vicdansız olduk? Bizler neden bu denli aç gözlü olup da bizi var eden kudretin "müminler ancak ve ancak kardeştir" sözünü çiğneyip onlara düşman gözüyle bakar olduk? Geçtiğimiz gün yapılan bombardımanda babasını kaybeten bir çocuğun haykırışını gördüm. Başka bir yanda yaralanan ve vücudunun acısını Kur'an'ı Kerim okuyarak dindirmeye çalışan bir çoçuk. Gözyaşları içerisinde ve o acıya rağmen o yaşta nasıl bu kadar büyük bir sabır ve umutla yaşıyordu? Peki ya Suriye'de tesettürlü bir kadının göz yaşları içerisinde yaşadıklarını anlatması. Zulmedenlerin o kadınlara ve çocuklarına eşlerinin, (babalarının) gözü önünde tecavüz edip onları öldürmeleri. Oradaki insanların akşam aç yatıp sabaha çıkamamaları, ufacık çocukların ot yiyerek karnını doyurmaya çalışmaları ve en önemlisi "Neredesiniz ey müslümanlar! neredesiniz ey insanlar! hani bizler kardeştik. Şimdi sizin bize zulmeden kâfirlerden farkınız kaldı mı" diye insanlığa seslenip de, bizlere ALLAH yeter lakin bunun hesabı onlardan önce göz yumanlara sorulmaz mı diye feryat eden insanların çağrıları inanın ki kan dondurucuydu. Benim bu haberleri bizzat izledikten sonra içtiğim su bile zoruma gider oldu. Hangi ara bu kadar taş kalpli olduk bilemiyorum, fakat derler ya yastık değil Kafa rahat olsun diye, İnanın benim başımda beynim de hiç rahat değil. Çünkü bu mesele din yahut mezhep meselesi değildi. Bizim bizzat insanlığımızın meselesiydi ve bizler bu sınavdan geçemedik ufacık çocukların açlıktan ölmesine göz yumduğumuz an biz bu sınavdan kaldık...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum