bursa escort kızlar , escort bayan bursa
bursa sınırsız escort , Hakiki escort bursa
gerçek bursa escort , vip bayan escort
bursa bayan escort
escort bayan başakşehir escort beylikdüzü eskort mecidiyeköy escort bağdat caddesi escort şirinevler escort
sakarya escort gebze escort escort bodrum bodrum escort
porno film izle anal porno hd sex izle türkçe porno izle türbanlı porno izle

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Ne siyaset ne de “aşk” bana göre değil artık...

Tıpkı şahsım gibi, bu hayatta “yarım asrı devirmiş” olanlardan pek çoğunun özellikle dini bayramlar yaklaşırken, “ah ah nerede o eski bayramlar” diyerek iç çektiklerini hepiniz bilirsiniz...
Ne yalan söyleyeyim, eski günler aklıma geldikçe aynı şeyi ben de söylerim ama “aslında değişen şeyin bayramlar olmadığını” da  çok iyi bilirim...
Biz değiştik, siz değiştiniz, dolayısıyla “bayramları yaşama biçimimiz değişti” zaman içerisinde...
Her şeyden önce o eski “samimi duygular” kalmadı ya da “azala azala yok olma” noktasına geldi...
Bu durum sadece “bayramlarıyaşama” konusunda değil, “insani duygular” anlamında her alanda “rencide” oldu...
“Dostluk, arkadaşlık” anlamındaki o gerçekten “samimi duygular” kalmadı...
Pek çok şey “çıkar menfaat” ilişkisine ya da ne bileyim “güç gösterisine” dönüştü...
Dini bayramlar yaklaşırken her ne kadar “nerede o eski bayramlar” diye iç geçirsek de, “samimi dostluklar” anlamında “bizim kuşak daha şanslı” diye düşünüyorum...
Ne mutlu bana ki, “dostum” diyebileceğim, sırrımı, derdimi paylaşabileceğim, saat kaç olursa olsun “çekinmeden arayabileceğim” inanlar hala var hayatımda...
Sayıları belki “bir elin parmak sayısını geçmez” ama olsun...
Onların var olduklarını bilmek bile yetiyor, rahatlatıyor...
“Dost gibi görünüp, arkamdan dedikodumu yapanlar, kuyumu kazmaya çalışanlar” da var elbette, bunu da adım gibi biliyorum...
Hiç “umursamıyorum”...
Size de tavsiye ederim, “umursamayın”, çok iyi oluyor...
O tür insanlar “yok hükmünde olmayı” fazlasıyla hak ediyorlar çünkü...
Yazıya kafadan biraz “duygusal” girdim, farkındayım...
Lafı evirip, çevirip “nereye getireceğimi” merak etmeye başladınız, hissediyorum...
Ancak, şu an itibarıyla inanın net olarak ben de bilmiyorum...
Bir taraftan bilgisayarın tuşlarıyla “sevişirken” bir taraftan da “ne olabilir” diye düşünüyorum, kendi kendime...
Mevzuyu “siyasete bağlasak”, misal...
Yok...
 Hiç ama hiç “içimden gelmiyor” inanın...
Gerek ülkemizde gerek Alanya’mızda siyaset olgusu öyle bir noktaya geldi ki, “ne söylesen, ne yazsan” boş...
İnsanlara ne “doğruları” anlatıp, gösterebiliyorsun ne de “yanlışları”...
Hem genelde hem yerelde siyaset kurumu artık “ülkeye, halka hizmet etme” amacından çok saptı daha doğrusu saptırıldı...
Hiç bir “siyasi parti ayırımı yapmadan” söylüyorum...
Siyaset kurumunun tek hedefi, “iktidar olmak adına her şey mübah” anlayışına fönüştü...
Ne “vefa” kaldı, ne eski “heyecan”...
Siyasetçiler, insanların önünde medeni bir şekilde “konuşamaz, tartışamaz” hale geldi...
“Medeni tartışmalar” bildiğiniz “kavgaya” dönüştü...
Neyini yazayım siyasetin...
Mevzuyu evirip, çevirip “aşk meşk” işlerine getirsem, o da olmaz...
Bu anlamda da ne “samimiyet” kaldı ne gerçek sevgi, saygı...
Kadın milleti “kusuruma bakmasın”, bazı “istisnalar” elbette vardır ama çoğunluğu erkeklerin gözüne bakarken “dolar” görmek, “ev, araba” ya da ne bileyim, “yat kat” filan görmek istiyor...
Göremezse “buz gibi soğudum senden” diyerek, anında uzaklaşıyor...
Böyle mevzulardan fazlasıyla “uzak olduğum” için bu işler de “bana göre değil”...
Hayatımın hiç bir döneminde “doğru dürüst beceremedim” zaten bu işleri...
Yaradılış itibarı ile özümde biraz “odunluk” olduğundan mıdır nedir, kimseye yaranamadım...
“Alanya’nın sorunlarını” yazıp, elleri öpülesice yöneticilerimzden “hesap soralım” desem, durduk yerde “düşman sahibi” oluyoruz...
Tıpkı son günlerde olduğu gibi...
“Ne yapmaya çalışıyorsunuz” diye soranlara, “az biraz gazetecilik yapmaya çalışıyoruz” diyorum...
Bön bön suratıma bakıyorlar...
Hal böyle olunca, ortaya çıka çıka şimdi okuduğunuz gibi “yarı duygusal” bir yazı çıkıyor...
Elimizdeki “bomba dosyalar” hele bir olgunlaşsın, önümüzdeki sayılarda bu “duygusallıktan sıyrılacağız”, merak etmeyin...
Bizi takip etmeye devam edin yeter...
Son anda da olsa, nihayet “mevzuyu önemli bir noktaya bağlamayı başardım” ama...
Az merak edin, yapacak bir şey yok...
Çok “enteresan” adamım çok...

 

CHP kongresi ile ilgili rivayet...

 

Üst taraftaki “ana yazıda” her ne kadar “siyaset yazmak içimden hiç gelmiyor” desem de, meslek icabı “ucundan kıyısından bulaşmamak” da mümkün olmuyor bazen...
Tıpkı şu anda olduğu gibi...
Yok yok, öyle “koyu siyaset” yapıp, memleket meselelerine filan girecek değilim, merak etmeyin...
Sadece son zamanlarda kulağıma sıkça gelen ve Alanya’da siyasetle ilgilenenlerin çoğunun konuştuğu bir “dedikoduyu” aktaracağım, o kadar...
Bakın peşin peşin söylüyorum, birazdan “yumurtlayacağım” şeyleri durduk yerde “kafamda uydurmadım”...
Sadece siyaset arenasında “yüksek sesle dillendirildiği için” doğal olarak şahsımı da kulağına gelen şeyler...
Malumunuz, önümüzdeki günlerde Cumhuriyet Halk Partisi Alanya İlçe Teşkilatı’nın kongresi yapılacak...
Alanya’daki CHP’liler, yeni başkan ve yönetimini seçecekler...
“Eee, ne var bunda kardeşim, bunu CHP’liler düşünsün” diye efelenmeyin hemen, anlatacağım...
Rivayet odur ki, bu kongre ile sadece CHP’liler ilgilenmiyormuş...
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel de “sağa sola çaktırmadan” bu kongreye “müdahil olmak” için çabalıyormuş...
Yanlış anlaşılmasın, “MHP’den istifa edip, CHP’ye geçme niyeti olduğundan” değil...
Kazın ayağı başkaymış...
Adem Başkan, her konuda “dik durmaya çalışan” CHP’nin mevcut İlçe Başkanı Coşkun Karadağ ve yönetimi ile özellikle Büyükşehir’le ilgili pek çok konuda “anlaşamıyormuş”...
Bu alanda “istediği gibi at koşturamadığı “için, daha iyi anlaşabileceğini “umduğu” başka bir ismin kongreyi kazanıp, başkan seçilmesi adına “el altından” çalışma yapıyormuş...
Adım gibi biliyorum ki, bu işle ilgilenenlerin istisnasız hepsi bu rivayeti bir yerlerde bir şekilde duymuştur...
Şimdi ben çıkıp, “açık açık” yazdım ya...
“Çarşıyı karıştırıyorsun” diye, “vur abalıya” misali, pek çok ithamla karşılaşırım...
Siyasetten bu nedenle “soğudum” işte...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum