içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

ÖDÜL

SICAKLAR başıma vurduğumdan mıdır nedir uzun süredir klavye başına geçemiyordum. Beni affedeceğinize inanarak, sizlere Güney Afrika'nın derinliklerinde yaşanan bir hikayeyi paylaşmak istiyorum.

Malumunuz benim Güney Afrika ile aslında çok da sıkı ilişkilerim yok ama zaman zaman oradaki dostlardan bazı hikayeler dinliyorum, bundan sonra aralıklarla Güney Afrikalı dostlarımın başından geçen ilginç hikayeleri sizlerle paylaşacağım. Ya abi ne anlatacaksan anlat diyorsunuzdur, başlıyorum. 

Güney Afrika'nın sıcak şehirlerinden birinde gazetecilik yapan bir dostum var. Kendisi her modern ülkede olduğu gibi orada bir meslek örgütüne üye. Bağlı olduğu meslek örgütü de her yıl düzenli olarak bir ödül töreni düzenliyormuş. Bizim arkadaş da senelerdir törene mütemadiyen katılır ve genel de ödül alamazmış. Hep niteliksiz haberler ve röportajlar yaptığı için ödüle değer bulunmazmış eserleri. Kendisi de bu durumu pek takmaz ama hep de acaba ben nerede yanlış yapıyorum, ya da bu işte bir katakulli mi var diye de düşünmeden edemezmiş. Bu yıl çalıştıkları kurum olarak yaklaşık 10 eser ile yarışmaya katılmışlar, kurumlarından bir arkadaşları ödüle layık görülmüş ancak bizimkisine yine ödül çıkmamış. Ama bu sefer bizimkinin derdi ödül değil, yarışmada yapılan usulsüzlükler olmuş. 

Bilirsiniz her yarışmanın  bir başvuru tarihi vardır. Bu tarihler zaman zaman uzatılabilir. Bu tarihlerden sonra yarışmaya katılan eserlerde değerlendirmeye alınmaz. Ama arkadaşın bana anlattığına göre, bu yarışmada bazı eserler başvuru tarihi sonrasında yarışmaya katılmış ve buna rağmen kabul edilerek ödüllendirilmiş. Bizim ki delirmiş tabi yakmış, yıkmış ortalığı. Yalan söylemekle falan itham edilmiş. 

Ben de tabi gazeteci refleksi ile sordum, 'Delilin var mı?' Abi dedi bizim Güney Afrikalı arkadaş, 'Delili gözlerimle gördüm, kaynaklarla teyit ettim ama kimsenin başını yakmak istemem.' dedi. 

Olgunlukla karşıladım kendsini ve onu Alanya'ya davet ettim. Dedim ki, 'Evlat sen gel Alanya'da gazetecilik yap. Burada hiç böyle durumlar olmaz. Her şey etiktir. Güçlü değil haklı kazanır. Derhal Alanya'ya gel ve göreve başla asla böyle sıkıntılar yaşamazsın.' 

Sen hem git güçlünün zayıfı yediği, sadece güce tapıldığı, aman başımıza bişey gelmesin, aman kimse bize bulaşmasın mantığıyla gazetecilik yapılan Güney Afrika'da gazetecilik yap hem de şikayet et. Olur mu öyle şey, gel Alanya'ya da 'Gazetecilik' nasıl  yapılırmış gör. Selam olsun Güney Afrikalı dostum. NOKTA.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum