içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Covid 19 Sonrası Turizmde Liderlik Sorunu - 2

Bir önceki yazımızda turizm işletmelerindeki liderlik sorununa değinmiştik. Tabandaki bu liderlik sorununun sektörün tamamına nasıl yansıyacağını bu bölümde sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Türkiye turizminin gelişime baktığımızda, belirli dönemlerde çeşitli krizler ile karşı karşıya kaldığını görebiliyoruz. Yani bu sadece bu dönemde yaşanan pandemi süreciyle tek başına ilgili değildir. Turizm sektörünün sorunları tam olarak buradan sonra devreye giriyor. Genellikle yanlış yapılan veya yapılmayan hamleler sonucunda darbe yiyen Türkiye turizmi, her dönemde çeşitli hamleler ile tekrar canlandırılmaya da çalışılmıştır. Ancak 1980’li yıllardan itibaren başlayan sorunlar, günümüzde de etkisini yitirmediği için, bu sorunları genel çerçevede ele almak gerekir. Güncel anlamda yeni sorunların ortaya çıktığı da yadsınamaz bir gerçek.

 

Turizm sektörü, farklı sektörler ile etkileşim içerisinde olmasından dolayı, çok çabuk etkilenebilmektedir. Bu etki kimi zaman olumlu yönde olabilirken, kimi zaman ise olumsuz yönüyle karşımıza çıkar. Ancak bunu kısa bir şekilde anlamlandırmak doğru olmaz.

 

Turizm sektöründe, sektör tecrübesi olmayan ve herhangi bir turizm eğitimi almamış pek çok işletmeci var. Bu durum da müşterilerin memnuniyetini doğrudan olumsuz etkiliyor. Çünkü işletmecilikle alakası olmayan pek çok konaklama tesisi sahibi var. Tamamen para kazanma amacı güdülerek yapılan bu yanlış yapılanmalar, turizm sektöründe ağır yaralar açan bir sorun olmuştur.

 

Pazarlama bilgisizliği ve tanıtım yapamama günümüzde yalnızca turizm sektörü değil, tüm sektörlerde çalışan personellerin birçoğu, pazarlama kavramına hâkim değil. Hâkim olmamak, tanıtım eksikliğini de ortaya çıkarmaktadır. Bu durum da Türkiye’nin turistlerin ilgisini çekmesi için dış etken oluşturmamaktadır.

 

Gerek altyapısal, gerekse de üstyapısal anlamda sektörde pek çok eksiklik var. Bu durum da turizmin çeşitlenmesinin tamamen önüne geçiyor. Özellikle üstyapıda meydana gelen hatalar ve eksiklikler, yanlış yapılanma sorununa da etki etmektedir.

 

Turizm, yalnızca yaz turizminden ibaret değil. Alternatif turizm kavramının anlaşılması ve bu yönde turizmin çeşitlendirilmesi gerekir.

 

Çevrenin hor kullanılması ve kirletilmesi, sektörün gelişimine doğrudan etki eder. Olumsuz olan bu etki, Türkiye turizminin ağır yara almasına sebep olmaktadır. Turistlerin dahi yakındığı bir sorun olan çevre kirliliği, uzun yıllardır çözülebilmiş değil.

 

Turizmin 12 aya yayılması, alternatif turizm olarak adlandırılıyor. Bu nedenle yalnızca yaz ayları değil de, diğer aylarda da turizmden yeterli payın alınması gerekir.

 

Türkiye’nin iç sorunlarının turist gelen ülkelerde de duyulması, ülkede olumsuz algı oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye’ye yapılan seyahatler tedirginlik çerçevesinde düşünülmektedir.

 

Turizm sektörünün kendine özgü planlamasının yetersiz olması, en temel sorunlardan birini oluşturmaktadır.

 

Yukarıda da net bir şekilde görüldüğü üzere, turizm sektörünü etkileyen pek çok olumsuzluk bulunmaktadır. Turizm sektörünün sorunları, 1980’li yıllardan itibaren süregelen bir hal almış ve bir türlü ortadan kaldırılamamıştır.

 

Tüm bu anlatımlarımızdan şu sonucu çıkarabiliriz. En küçük işletmesinden sektör temsilcilerine, Turizm Bakanlığı’na kadar liderlik ve turizmin ne olduğunu bilen yapıların oluşturulması kaçınılmazdır. Günü kurtaran değil geleceği gören anlayışların yerleşmesi gerekmektedir. Bunu gerçekleştirecek güçte Devlettir. Devlet planlamada, kontrolde, lider pozisyonunu alırsa, rant merkezli hale gelen sistem turizmin temel kurallarına göre herkesin işine yarayan, mutlu eden ve yıllar boyu sağlıklı bir gelişime kavuşan bir yapı haline gelir.

 

YAZININ BİRİNCİ BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYIN

http://www.habercialanya.com/yazarlar/y/m/478/

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum