içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

İYİ’lere neler oluyor

Merhaba değerli dostlar. Bildiğiniz üzere geçen hafta İyi Parti Antalya'da ki istifalarla sarsıldı. Bunun Alanya yansıması nasıl olur, neler yaşanır onu değerlendirmeye çalışalım. Ama öncesinde neler olduğuna bir göz atalım. Özellikle Meral Akşener'e yakınlığı ile bilinen Tuğba Vural Çokal'ın istifası ile seçildikten sonraki süreçte skandal açıklamalar yapan ve parti içinde kabul görmediği söylenen il başkanı Yavuz Temizer yeniden gündemin ilk maddesi oldu, İyi Parti çevrelerinde. Bilindiği üzere seçildikten sonra Vali Münir Karaloğlu ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in randevu taleplerini aynı gerekçeyle (yoğun gündem) ileri tarihlere ertelenmesinden sonra zehir zemberek açıklamalar yapmış, akabinde ittifak ortağı CHP'li Muratpaşa Belediyesi'nin bir projesine meclis üyelerine ret oyu verdirtmiş ve gündemi bir hayli işgal etmişti. Özellikle ilçe başkanlıkları ile yaşadığı sorunlar sonrası görevden almalar yaşanmış ve en sonunda Tuğba Vural Çokal'ın istifası ile bu iç çekişme tavan yapmıştı.

Peki Alanya bu gelişmelerin neresinde ve neler yaşanıyor.  Henüz çok genç bir parti olmasına rağmen bu kadar hızla çoğalan küskünlükler neden kaynaklanıyor. Alanya'da da aslında durum farklı değil. Ki bu Meral Akşener'in Alanya ziyaretinde aslında gözle de görüldü. Genel başkanın ziyaretine ilginin bu kadar az olması iki sebebe bağlanmıştı. Birinci sebep mevcut ilçe başkanı Yücel Apaydın'ın doğru bir çalışma yapamadığı, diğer bir iddia ise küskün isimlerin kalabalık halde katılmak yerine Apaydın'a prim vermemek adına bireysel katılım göstermeleri olmuş, Meral Akşener'in de özellikle ilçe binası ziyaretinde bu cılız karşılamanın moral bozukluğu tavırlarına yansımıştı. Aslında burada ortaya çıkan sonuç mevcut başkanın "Küçük olsun benim olsun" tavrıyla bir yönetim benimsediği yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Hatta bir adım ileri giden parti içi isimlerin Apaydın'ın seçimlerde de Adem Murat Yücel için kulis yaptığı, partisinin belediyeyi kazanabilmesi için yeterli çalışma ve çabayı göstermediği, parti içinde belediye başkanı olabilecek nitelikte isim yok gibi göstermeye çalışıp, sadece Abdullah Sönmez üzerinde yoğunlaşarak Adem Başkan'ın seçimi kolay kazanmasını sağladığı da iddialar arasında. Önümüzde yaklaşan bir kongre olması bu iddiaların gerçeklik payı olmasa bile delegeler üzerinde bir etki oluşturması da gözle görünen bir gerçek olarak ortaya çıkmakta. Şimdi geçen hafta boyunca çalkantılı geçen istifalara sebep olan olaylarla ilgili de parti yönetiminden bir ses çıkmaması da muhalif isimlerin "küçük olsun benim olsun" tezini destekliyor gibi görünüyor. Apaydın'ın bundan sonraki süreçte nasıl adımlar atacağını, Parti'nin kuruluş sürecinde birlikte yol aldığı isimleri tekrar nasıl yola çıkaracağı merak konusu. Bekleyip göreceğiz, kalın sağlıcakla.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum